Blog

ARABULUCULUK NEDİR

Arabuluculuk, hukuk davalarında taraflar arasında anlaşmazlıkların giderilmesi için kullanılan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabuluculuk, resmi bir mahkeme süreci olmayıp, bağımsız bir üçüncü tarafın (arabulucu) müdahalesini içerir. Arabuluculuk sürecinde amaç, taraflar arasında anlaşmazlığın dostane bir şekilde çözülmesini sağlamaktır. Tarihsel süreçte arabuluculuk evrilerek günümüze kadar gelmiştir.

Antik Roma ve Yunan Dönemi: Roma ve Yunan hukuk sistemlerinde, arabuluculuk uygulamaları mevcuttu. Özellikle Roma İmparatorluğu’nda, yargı sistemi içinde uyuşmazlıkları çözmek için ara bulucular kullanılmıştır.

Orta Çağ: Orta Çağ’da, kilise ve yerel liderler, köylerdeki ve kasabalardaki uyuşmazlıkları çözmek amacıyla arabuluculuk görevi üstlendiler.

Modern Hukuk Sistemleri: 20. yüzyılın ortalarında, modern hukuk sistemleri arabuluculuğu resmi bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak kabul etmeye başladılar. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde ve diğer batılı ülkelerde, arabuluculuk hukuki bir süreç haline geldi.

Uluslararası Arabuluculuk: Günümüzde, devletler arası anlaşmazlıkların çözümünde ve uluslararası ticaret anlaşmazlıklarında arabuluculuk giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Uluslararası düzeyde birçok organizasyon ve kuruluş, arabuluculuk hizmetleri sunmaktadır.

Arabuluculuk, tarih boyunca farklı kültürlerde ve hukuki sistemlerde farklı adlar altında var olmuş, ancak temel amacı uyuşmazlıkları barışçıl bir şekilde çözmek olmuştur. Günümüzde hala kullanılan ve evrilen bir yöntemdir.

Arabuluculuk süreci genellikle şu aşamalardan oluşur:

Başvuru ve Kabul: Taraflardan biri, mahkemeye başvurmadan önce veya mahkeme süreci içinde, anlaşmazlıklarını arabuluculuk yoluyla çözmek istediğini belirterek arabulucuya başvurur. Diğer taraf da bu sürece katılmayı kabul ederse, arabuluculuk başlatılır.

Arabuluculuk Oturumları: Taraflar, arabulucu yönetiminde gerçekleşen oturumlarda bir araya gelir. Arabulucu, tarafların görüşlerini dinler, sorular sorar ve anlaşmazlığın çözümü için yardımcı olmaya çalışır.

Anlaşma Sağlanması: Arabuluculuk süreci sonunda taraflar arasında bir anlaşmaya varılabilirse, bu anlaşma yazılı hale getirilir ve taraflar tarafından imzalanır.

Mahkemeye Taşıma: Eğer taraflar arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varamazsa veya bir taraf anlaşmadan çekilirse, dava mahkeme sürecine devam edebilir.

Arabuluculuk, birçok hukuk sistemi tarafından teşvik edilen bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olmuştur. Bu yöntem, mahkemeye gitmeden, daha hızlı, daha esnek ve daha düşük maliyetli bir çözüm sağlama potansiyeline sahiptir.

Arabuluculuk, dünya genelinde uyuşmazlık çözümü için giderek daha fazla tercih edilen bir yöntem olmuştur. Bu gelişimin bazı nedenleri şunlar olabilir:

Hız ve Verimlilik: Arabuluculuk, mahkeme süreçlerine kıyasla daha hızlı bir çözüm sunabilir. Tarafların bir araya gelip konuyu ele almaları, anlaşmazlığı daha etkili bir şekilde çözmelerine olanak tanır.

Daha Az Maliyet: Mahkemeye gitmek ve uzun süreli bir dava sürecini yönetmek genellikle maliyetli olabilir. Arabuluculuk, daha düşük maliyetli bir çözüm sunarak taraflara avantaj sağlar.

İyi İlişkilerin Korunması: Arabuluculuk, taraflar arasındaki ilişkilerin bozulmasını önlemeye odaklanır. Daha işbirlikçi bir ortamda çözüm bulunması, taraflar arasındaki ilişkilerin sürdürülebilir olmasına katkıda bulunabilir.

Esneklik: Arabuluculuk süreci, mahkeme süreçlerinden daha esnek bir yapıya sahiptir. Taraflar, sürecin nasıl işleyeceğine dair belirli kuralları daha serbestçe belirleyebilirler.

Hukuki Belirsizlikten Kaçınma: Mahkeme süreçleri, belirli bir hukuki belirsizliğe neden olabilir. Arabuluculuk, daha öngörülebilir ve kontrol edilebilir bir çözüm sağlama potansiyeline sahiptir.

Dünya genelinde birçok ülke, arabuluculuk sistemini güçlendirmek, yasal çerçeveyi düzenlemek ve bu alandaki yetkinlikleri artırmak amacıyla çeşitli adımlar atmaktadır. Uluslararası topluluklar, arabuluculuk kültürünü teşvik etmek ve yaygınlaştırmak adına çeşitli eğitim programları ve etkinlikler düzenlemektedir. Arabuluculuk, sadece bireyler arasındaki anlaşmazlıkları değil, aynı zamanda ticaret, aile, iş dünyası ve hukuki alanlarda da yaygın olarak kullanılan bir çözüm yöntemidir.


Türkiye’de arabuluculuk, resmi bir hukuki süreç olarak tanıtılmış ve düzenlenmiştir. Arabuluculuk, özellikle 2013 yılında yürürlüğe giren Arabuluculuk Kanunu ile daha da önem kazanmıştır.

Türkiye’de arabuluculuk, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu tarafından düzenlenmektedir. Bu kanun, iş ve ticaret uyuşmazlıklarının yanı sıra medeni hukuk, ticaret hukuku, borçlar hukuku gibi birçok alandaki uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümünü amaçlar.

Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Dairesi Başkanlığı, arabuluculuk alanında politika belirleme, koordinasyon ve denetim görevini üstlenir. Türkiye’de faaliyet gösteren arabuluculuk büroları ve arabulucuların kaydını yapar.

Türkiye’de birçok ilde ve ilçede arabuluculuk büroları faaliyet göstermektedir. Bu bürolar, arabuluculuk hizmetleri sağlayarak taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümüne yardımcı olur.

Türkiye’de, belirli türdeki uyuşmazlıkların mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuk sürecinden geçmesi zorunlu kılınmıştır. Bu uyuşmazlıklar, “dava şartı” olarak adlandırılan bu zorunlu arabuluculuk düzenlemesine tabidir. Dava şartı arabuluculuğu, özellikle iş hukuku alanında uygulanmaktadır.

Dava şartı arabuluculuğuna tabi uyuşmazlıkların başlıcaları şunlardır:

  1. İş Hukuku Uyuşmazlıkları: Türkiye’deki iş hukuku uyuşmazlıkları, dava şartı arabuluculuğu kapsamında değerlendirilir. İşçi ve işveren arasındaki parasal uyuşmazlıklar (İşçilik Tazminatları, İşçilik alacakları ücret gibi), bu kapsamda değerlendirilir.

  2. Ticaret Kanunu’ndan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar: Türk Ticaret Kanunu’nun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında açılan davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

  3. Tüketici Hukuku Uyuşmazlıkları: Tüketici Mahkemelerinde görülen ve miktarı kanunda belirtilen miktarı aşan) uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

  4. Kira Hukuku Uyuşmazlıkları: Kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar da dava şartı arabuluculuğu kapsamında değerlendirilebilir.

  5. Taşınır ve Taşınmazların Paylaştırılmasına ve Ortaklığın Giderilmesine İlişkin Uyuşmazlıklar,

  6. Kat Mülkiyetinden Doğan Uyuşmazlıklar

Komşu hakkıyla ilgili uyuşmazlıklar,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir