Blog

EŞİMDEN NASIL BOŞANABİLİRİM?

Toplum hayatında evli çiftler zaman zaman sorunlar yaşayabilir. Çevrenizde evli çiftlerden yaşadıkları sorunlar hakkında mutlaka şikâyet duymuşsunuzdur. “eşim bana şiddet uyguluyor, eşim evi terk etti, eşim eve bakmıyor, eşim beni sevmiyor, eşim ailemi istemiyor, eşim başka kadınla imam nikahlı yaşıyor eşim beni öldürmekle tehdit ediyor vs” gibi birçok sorun evlilikte yaşanmaktadır. Tıpkı evlenmek gibi boşanmak da hukuki bir süreçtir. Boşanmanın en kolay ve hızlı yolu konusunda aşağıda bilgi verilecektir.
Boşanma, bir evlilik birliğinin yargı kararıyla sona erdirilmesidir. Uygulamada, Anlaşmalı Boşanma ve Çekişmeli Boşanma olmak üzere iki ana tür boşanma davası bulunmaktadır. Boşanma süreci, velayet, nafaka, maddi-manevi tazminat, mal paylaşımı gibi hak ve alacakların ortaya çıkmasına neden olur. Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddelerinde tüm boşanma hususları detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunda her bir eşin boşanma davası açabileceğini belirtir.

NASIL ANLAŞMALI BOŞANABİLİRİM?
Anlaşmalı boşanma hakkında merak edilen pek çok soru vardır. Örneğin “bir yıl dolmadan anlaşmalı boşanabilir miyim, duruşmaya gelmeden anlaşmalı boşanabilir miyim, anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer vb” sorular bunlara örnektir. Anlaşmalı boşanmak için şu koşullar aranmaktadır.
1. Evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olması gereklidir. Bir yıl dolmadan anlaşmalı boşanma yapılamaz. Ancak Taraflar boşanmak istiyor ve tüm konularda anlaşmışlarsa dava sürecini hızlandırmak mümkündür.
2. Eşlerin ya birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin başvurusunu kabul etmesi gerekir.
3. Tarafların boşanma, velayet, nafaka, maddi-manevi tazminat gibi konularda tam bir anlaşma içinde olmaları zorunludur. Bu konuda hazırlanacak protokolün hakim tarafından da uygun bulunması şarttır. Bu protokol eşlerin birçok hakkından vazgeçmesi anlamına da geleceğinden kesinlikle uzman bir avukata danışılmasını öneririz.
Ayrıca, anlaşmalı boşanma davasında mahkeme kararı verilebilmesi için hâkimin, tarafları bizzat dinleyerek onların kararlarının özgürce açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkında taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir. Hâkim, tarafların ve çocukların çıkarlarını göz önünde bulundurarak gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişiklikler taraflarca kabul edildiğinde boşanma kararı verilir.

ANLAŞMALI BOŞANMADAN SONRA ZİYNET EŞYASI VEYA MAL REJİMİ DAVASI AÇABİLİR MİYİM?
Anlaşmalı Boşanma Davasında, mal paylaşımı ve ziynet eşyalarına ilişkin taleplerde anlaşma sağlanması zorunlu değildir. Eğer taraflar bu konularda anlaşmışlarsa, mahkeme bu anlaşmayı hükme geçirmek durumundadır, çünkü anlaşma serbestisi ilkesi gereği tarafların iradesine saygı duyulur. Özellikle, taraflar bu konularda talepte bulunmadıklarını beyan etmişlerse ve bu beyan mahkeme tarafından kabul edilmişse, taraflar daha sonra ayrı bir dava açma hakkını kaybederler.
Ancak, herhangi bir anlaşma olmadığı durumlarda, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde mal paylaşımı ve ziynet eşyalarının talep edilmesi mümkündür.
ANLAŞMALI MI YOKSA ÇEKİŞMELİ Mİ BOŞANMALIYIM?
Anlaşmalı Boşanma Davaları, genellikle herhangi bir ispat yükümlülüğü getirmemekte ve süreç, çekişmeli boşanma davalarına kıyasla çok daha hızlı ilerlemektedir. Toplumda genellikle “tek celsede boşanma” olarak adlandırılan bu süreç, davanın açılmasından kararın kesinleşmesine kadar değişiklik göstermekle birlikte genellikle birkaç gün veya birkaç hafta sürebilmektedir.
Anlaşmalı Boşanma Davaları, usul ekonomisi açısından da çekişmeli boşanma davalarına kıyasla daha az masraflıdır. Bu nedenle, mahkeme masrafları açısından daha ekonomik bir seçenek olabilir. Ancak taraflar arasında çekişme mevcutsa ve davacının davalı eşten talepleri mevcutsa çekişmeli boşanma davası açması düşünülebilir.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI NEDİR?
Çekişmeli Boşanma Davası, evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle her iki eşten birinin boşanma talebiyle açtığı bir davadır. Ancak, boşanmaya sebep olan olaylarda davacının kusuru belirgin bir şekilde ağır ise, davalı bu sebeple itiraz edebilir. Eğer davalının bu itirazı, hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa, mahkeme boşanmaya karar verebilir.
HANGİ SEBEPLERLE BOŞANABİLİRİM?
Türk Medeni Kanununda boşanma sebepleri sayılmıştır:
Zina (Eşin başkası ile cinsel ilişki yaşaması, aldatma)
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (Eşini öldürmeye teşebbüs, diğer eşin onurunu rencide edecek aşağılayıcı, küçük düşürücü eylemler)
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (Evlilik birliğini çekilmez hale getirecek derecede bir suç işleme, eşin tecavüz, taciz gibi suçlar işlemesi, eşin başkaları ile düşüp kalkması vb)
Terk (Eşin sebepsiz evi terk etmesi ve ihtara rağmen geri dönmemesi)
Akıl hastalığı (iyileşmesi mümkün olmayan ve evliliği çekilmez hale getiren akıl hastalığına tutulma)
Evlilik birliğinin sarsılması (Evlilik birliğini çekilmez hale getiren her türlü durum. Örneğin eve bakmama, eve sürekli geç gelme, alkol-uyuşturucu bağımlılığı, eşe şiddet ve hakaret, eşini anne-babası ile yaşamaya mecbur etme, aşırı kıskançlık, temizliğe özen göstermeme vs )
Evlilik birliğinin sarsılması genel boşanma sebebi olarak ifade edilmekte olup bunun dışında kalan boşanma sebepleri özel sebeplerdir. Çekişmeli boşanma davasında boşanma sebeplerinin ve iddia edilen olayların ispatlanması gerekmektedir.
BOŞANMA DAVASINDA DELİLLER NELERDİR?
Çekişmeli Boşanma Davasında, boşanma sebepleri ve iddia edilen olayların ispatı gerekmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. Maddesi, ispat yükünün iddia edilen vakıaya bağlı olarak kendi lehine sonuç çıkaran tarafa ait olduğunu belirtmektedir.
Bu bağlamda, çekişmeli boşanma davasında ispat yükü davacı taraftadır. Taraflar, iddialarını davanın niteliğine uygun olarak hukuka uygun delillerle ispatlamak zorundadır. Hukuka aykırı deliller sunulması durumunda, bu delillere dayanılmayacak ve sunan taraf hakkında cezai ve hukuki sonuçlar doğabilecektir. Boşanma davasında tanık, imzalı belgeler, fotoğraf ve kamera kaydı, yazışma ve telefon kayıtları delil olarak kullanılabilir. Özellikle çekişmeli boşanma davasında tarafların avukat eşliğinde temsil edilmesi, olası hak kayıplarının önüne geçmek için önemlidir.
Davacı, iddiasını ispatlayamadığı takdirde mahkemece davanın reddine karar verilecektir.

BOŞANMA DAVASINDA EŞİMDEN NELER TALEP EDEBİLİRİM?
Boşanma davasında, boşanma talebinin yanı sıra yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, varsa müşterek çocukların velayeti ve çocuklar yararına iştirak nafakası gibi taleplerde bulunulabilir. Bu talepler, boşanma davası açılırken ya da dava sırasında istenebilir
BOŞANDIKTAN SONRA EŞİMDEN NAFAKA VE TAZMİNAT İSTEYEBİLİR MİYİM?
Boşanma davası açılırken veya dava sırasında talep edilmemişse, en geç boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepli bir dava açılması gerekmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun 178. Maddesi, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğradığını belirtmektedir. Ancak, bu bir yıllık süre hak düşürücü bir süre değildir. Mahkeme, bu süreyi kendiliğinden dikkate almaz. Ancak, davalı tarafın zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, mahkeme zamanaşımı nedeniyle davanın ve taleplerin reddine karar verebilir.
BOŞANMA DAVASI REDDDEDİLİRSE NE OLUR?
Çekişmeli boşanma davasında davacı taraf dayandığı boşanma sebeplerini sunduğu hukuka uygun delillerle ispatlayabildiği takdirde mahkemece boşanma kararı verilecektir. Ancak davacı iddiasını ispatlayamazsa mahkeme davanın reddine karar verecektir. Tarafların mahkemece verilen karara karşı gerekçeli mahkeme kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf kanun yoluna başvuru yapma hakkı vardır. Bu başvuru yapılmazsa karar kesinleşir.
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Ancak bu 3 yıl dava açamama hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Yeni yasal düzenleme beklenmektedir.
BOŞANMA DAVASINI HANGİ MAHKEMEDE AÇMAM GEREKİR?
Boşanma davasında görevli ve yetkili mahkemeler belirlenirken birtakım kriterler göz önünde bulundurulur.
Görevli Mahkeme: Boşanma davalarında görevli mahkeme genellikle Aile Mahkemeleridir. Ancak, nüfusu az olan yerlerde Aile Mahkemelerinin bulunmaması durumunda, Asliye Hukuk Mahkemeleri Aile Mahkemesi sıfatıyla bu tür davalara bakar.
Yetkili Mahkeme: Boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya dava açılmadan önce son altı aydır birlikte yaşadıkları yer mahkemesidir. Bu nedenle, davacı dava açabilirken kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesini tercih edebilir. Eğer her iki taraf da boşanma davası açarsa, sonradan açılan dava dosyası ilk açılan dosyaya eklenir. Dolayısıyla, eşlerin yerleşim yerlerinin farklı şehirlerde olması durumunda, dava ilk açan taraf için yetki anlamında avantaj sağlayabilir.
Boşanma davaları genellikle karmaşık ve çekişmeli olabilir, bu nedenle usule ilişkin hakların doğru anlaşılmaması hak kayıplarına neden olabilir. Bu sebeple, boşanma davası sürecinde uzman bir avukattan hukuki destek almak faydalı olacaktır.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir