ANGLOSAKSON HUKUK SİSTEMİ
Anglo-Sakson hukuk sistemi, İngiliz hukuk geleneğinden türetilmiş bir hukuk sistemidir. Bu sistem, İngiltere’nin tarihindeki hukuki gelişmelerin bir ürünüdür ve genellikle İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri gibi bazı diğer ülkelerde de benimsenmiştir. Bu hukuk sistemi, özellikle ortak hukuk (common law) olarak bilinir.
Anglo-Sakson hukuk sisteminin temel özellikleri:
Ortak Hukuk (Common Law): Anglo-Sakson hukuk sistemi, mahkeme kararlarına dayalı olarak oluşan ve yargısal içtihatları içeren bir ortak hukuk geleneğini benimser. Bu, geçmişteki benzer durumlar için verilen kararların gelecekteki davalar için emsal oluşturması anlamına gelir.
Yargısal İçtihatlar (Precedent): Önceki mahkeme kararları, gelecekteki benzer durumlar için bir rehber olarak kullanılır. Mahkemeler, benzer durumları değerlendirirken önceki kararları göz önünde bulundurur ve bu içtihatları kullanarak yeni bir hukuki karar verir.
Yasama ve Yürütme Ayrımı: Anglo-Sakson hukuk sisteminde, yasama (kanun yapma) ve yürütme (kanun uygulama) organları arasında belirgin bir ayrım vardır. Yasama organı, kanunları yapar, yürütme organı ise bu kanunları uygular.
Yargı Bağımsızlığı: Hukukun üstünlüğüne ve yargı bağımsızlığına büyük önem verilir. Yargı organı, diğer devlet organlarından bağımsız olarak hareket eder ve yargı kararlarının siyasi etkilere karşı korunması sağlanır.
Hukuki İhtilaf Çözümü: Hukuki ihtilaflar genellikle mahkemelerde çözülür. Hukuki süreç, tarafların delillerini sunmalarını, avukatlarının argümanlarını sunmalarını ve bir hakim veya jüri tarafından kararın verilmesini içerir.
Anglo-Sakson hukuk sistemi, İngiltere’den türemiş olmasına rağmen, zaman içinde evrim geçirmiş ve farklı ülkelerde farklı varyasyonlar geliştirmiştir. Bu sistem, diğer hukuk sistemleriyle karşılaştırıldığında kendi benzersiz özelliklere sahiptir.
Kıta Avrupası hukuk sistemi ile Anglo-Sakson hukuk sistemi arasında birçok temel fark bulunmaktadır. İşte bu iki hukuk sistemi arasındaki bazı önemli farklar:
Hukuki Temel ve Kaynaklar:
Kıta Avrupası Hukuku: Romalı hukukçuların etkisi altında gelişmiş olan Kıta Avrupası hukuku, genellikle yazılı hukuk kodlarına (örneğin, Napolyon Hukuk Kodu, Alman Medeni Kanunu) dayanır. Hukukun yazılı kaynakları, genellikle yazılı yasal metinler ve kodlardan gelir.
Anglo-Sakson Hukuku: Ortak hukuk geleneğine dayanan bu sistem, yargı kararları ve içtihatlar üzerine odaklanır. Hukuk, mahkeme kararları ve geleneksel olarak biriktirilen yargı içtihatları yoluyla şekillenir.
Yargısal İçtihatlar ve Emsaller:
Kıta Avrupası Hukuku: Yargısal içtihatlar, Kıta Avrupası’nda önce gelen bir hukuk kaynağı değildir. Hukuk, daha çok yazılı yasal metinlere ve kodlara dayanır.
Anglo-Sakson Hukuku: Ortak hukuk sistemi, yargısal içtihatları ve emsalleri önemser. Mahkeme kararları, gelecekteki benzer durumlar için rehberlik sağlar.
Mahkemeler ve Hukuk Eğitimi:
Kıta Avrupası Hukuku: Kıta Avrupası ülkelerinde genellikle ayrı bir idari mahkeme sistemi vardır. Hukuk eğitimi genellikle üniversitelerde verilir ve geniş bir teorik temel üzerine kuruludur.
Anglo-Sakson Hukuku: Mahkemeler genellikle genel yargı yetkisine sahiptir ve idari mahkemeler daha sınırlıdır. Hukuk eğitimi, genellikle pratik deneyimlere dayanır ve avukatlar, içtihatları yorumlama yeteneğine sahip olma eğilimindedir.
Hukuki İşlemler ve Sözleşmeler:
Kıta Avrupası Hukuku: Sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması genellikle önemlidir ve mahkemeler, tarafların ifadelerini açık bir şekilde anlamaya çalışırlar.
Anglo-Sakson Hukuku: Sözleşmelerin bazen yazılı olması gerekmemekle birlikte, taraflar arasındaki niyet ve davranışlar önemlidir. Mahkemeler, sözleşmelerin adil ve makul olup olmadığını değerlendirir.
Bu farklar, Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinin temel felsefi ve uygulama yaklaşımlarındaki ayrılıkları yansıtmaktadır. Ancak, her iki sistem de zaman içinde evrim geçirmiş ve uluslararası hukuk, küreselleşme ve diğer etkenler nedeniyle birbirine daha yakın hale gelmiştir.
Türkiye’deki hukuk sistemi, Kıta Avrupası hukuk sistemine dayanan bir sistemdir. Türkiye, 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu gibi önemli yazılı hukuk metinleri ile bu geleneği benimsemiştir. Bu kanunlar, Roma Hukuku’nun etkisi altında gelişmiş olan Kıta Avrupası hukuk geleneğine dayanır.
Türk hukuk sistemi, yargı kararlarına (içtihat) daha az vurgu yapar ve hukuki düzenlemeler genellikle yazılı kanunlara dayanır. Mahkemeler, özellikle Kıta Avrupası hukuk sistemine özgü olan hukuki düzenlemeleri uygularlar. Türkiye’de hukuk eğitimi, üniversitelerde verilmekte olup, Kıta Avrupası hukuk geleneği üzerine kurulmuştur.


