5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 35. Maddesinde nüfus kaydının düzeltilmesi düzenlenmiştir. Buna göre: Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.
Yaş düzeltilmesi de nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde olduğundan aynı hükümlere tabidir.
Yaş düzeltilmesi kişinin hukuki yararının olması sebebi ile nüfus kaydındaki yaşının gerçek yaşı ile değiştirilmesidir. Kanunda aranan koşullara sahip olmak kaydı ile kişi mahkemeye yaşının düzeltilmesi için dava açabilir. Yaş düzeltilmesine ilişkin mahkeme kararı ancak kesinleştikten sonra nüfus kaydına işlenebilir.
Kişiler değişik amaçlarla yaş düzeltme isteyebilirler. Bu evlenme, emeklilik, memur olma, askerlik gibi sebepler olabilir. Ancak bazı özel kanunlarda yaş koşulu aranırken düzeltmeden önceki yaşın dikkate alınacağı düzenlenmiş olabilir. Bu hallerde yaş düzeltmek kişiye bu konuda yarar sağlamayacaktır.
Yaş Düzeltme Favaları Hangi Koşullarla Açılabilir?
Yaş düzeltme davası kişinin nüfus kaydında yazan doğum tarihinin gerçek durumu yansıtmadığı iddiası ile açılan davadır. Sırf kişinin yaşından memnun olmaması bu davayı açmak için hak vermez. Dolayısı ile nüfus kaydının hatalı olması ve düzeltmede bir yarar olması şarttır. Yaş düzeltme davalarında dikkat edilmesi gereken hususlar şu şekilde sıralanabilir.
-
Öncelikle yaş düzeltme talep eden davacının hukuki bir yararı olmalıdır.
-
Yaş düzeltme sadece bir defa yapılabilir. İkinci defa talep edilirse mahkeme reddetmelidir.
-
Davacı resmi bir sağlık kuruluşunda (Doğumhane, hastane vb) doğmamış olmalıdır. Zira bu kuruluşların tutanakları sahteliği ispat edilinceye kadar doğru kabul edileceğinden yaş düzeltme davası açılamaz.
-
Kişinin dış görünüşü düzeltilmesi istenilen kayıt ile uyumlu olmamalıdır. Örneğin daha genç ya da daha yaşlı göstermesi gibi.
-
Düzeltme mevcut fiili durumla çelişkili olmamalıdır. Örneğin kişinin kardeşleri ile arasındaki yaş farkının bozulması, düzeltmenin istendiği tarihte anne veya babadan birisinin hayatta olmaması, anne ile arasındaki yaş farkının uygun olmaması gibi durumlar buna örnektir.
-
Davacının belirttiği doğum tarihinin tescil tarihinden önce olması gerekir. Kişinin doğmadan nüfusa kaydettirilmiş olması mantık kurallarına ters olacaktır.
Yaş Düzeltme Davasının Tarafları Kimlerdir.
Yaş düzeltme davalarında davacı yaşını düzeltmek isteyen kişidir. Ancak ergin değilse ya da kısıtlı ise onun adına yasal temsilcisi olan veli ya da vasi de bu davayı açabilir. Eğer davayı avukat ile açıyorsa avukatın vekaletnamesinde yaşın düzeltilmesine ilişkin özel yetkisinin bulunması gerekir. Aksi halde mahkeme bu konuda geçerli vekaletname sunmak üzere avukata süre verir.
Cumhuriyet Savcısı soruşturma kapsamında soruşturmanın taraflarından birinin yaşının doğru olmadığına dair kanıt varsa bu kişinin yaşının düzeltilmesi için dava açabilir.
Yaş düzeltme davaları nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde olduğundan kişi yerleşim yerindeki nüfus müdürlüğünü davalı olarak göstermelidir.
Bu davalarda nüfus müdürü ya da onun tarafından görevlendirilecek nüfus memuru duruşmalara katılır. Eğer davacı hakkında mevcut olan bir cezai kovuşturma varsa Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı verip dosyayı yargılamayı yapan ceza mahkemesine gönderecektir. Ceza yargılamasında kişinin yaşı cezai ehliyetinin belirlenmesi için önemlidir. Bu durumda kişinin gerçek yaşını ceza mahkemesi ön sorun olarak kabul edecek ve karara bağlayacaktır.
Yaş Düzeltme Davalarında kanun herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre düzenlememiştir. Ancak bu davaların bir defa açılabileceği hususu gözden kaçmamalıdır. Bu davalarda her türlü delil dikkate alınmalıdır. Gerekli ise mahkeme tanık da dinler
Özel Kanunlar Bakımından Yaş Düzeltme Davasının Etkisi
-
SGK bakımından İlk kez sigortalı olunduktan sonra yaş değişikliği yapılması sigortalılık süresinde bir değişikliğe neden olmaz. Ancak yaş değişikliği tarihi sigortalı olma tarihinden önce ise mahkeme kararı ile değiştirilen yeni yaş emeklilik hesaplamasında dikkate alınır.
-
Askerlik Kanununun 81. Maddesine göre “Askerlik çağına girdikten sonra yapılan yaş değişiklikleri (mahkemece resmi hastane doğum kayıtları esas alınarak yapılanlar hariç) askerlik işlemlerinde dikkate alınmaz. Ancak; yoklamaları sırasında aile kütüğünde yazılı yaşları ile görünümleri uyumlu olmayanlardan kayden yaş düzeltmelerine engel bulunmayanların yaşlarının düzeltilmesi için askerlik şubesi başkanı tarafından Cumhuriyet savcısına müracaat olunur ve yargılama sonucuna göre askerlikleri yaptırılır.
-
Evlenme amacı ile yaş düzeltme davası açmaya gerek yoktur. Zira Medeni Kanuna göre evlenme yaşı 17’ nin doldurulmasıdır. Bu durumda veli rızası yeterlidir. Ancak 16yaşını dolduranlar haklı sebep varsa hakimden evlenmelerine onay verilmesini isteyebilirler. Hakim onay verirse evlenmek mümkündür. Bunların dışında kişinin yaşı küçük yazılmış ise ve gerçek yaşını tescil ettrdiğinde evlenmeye hak kazanıyorsa yaşın düzeltilmesi davası için açıkladığımız şartlarla yaşının büyütülmesini mahkemeden talep edebilir.
Nüfus Kaydındaki Maddi Hataların Düzeltilmesi
Aile kütüklerinde tescil sırasında yapılan maddi hatalar nüfus müdürlüğü tarafından uygun şekilde düzeltilebilir. Buna göre dava açılmadan yaş düzeltmek sadece maddi hatalar için geçerlidir.
Yaş Düzeltme Davalarında İspat Ne Şekilde Olur?
Mahkeme öncelikle varsa doğum tutanaklarını dosya içerisine almalıdır.
Yaş düzeltme davalarında en çok kullanılan delil kişinin kemik yaşının tespit edilmesidir. Bunun için alınacak heyet raporu en önemli delildir. Ancak 25 yaşının üzerindeki kişilerde bu rapor etkili sonuç doğurmaz. Bu durumda diğer delillerin araştırılması önemlidir.
Bunun dışında resmi kayıtları tanık beyanları da mahkeme tarafından dikkate alınmalıdır. Özellikle tanığın kişinin doğumunu bilebilecek kişilerden olması önemlidir. Duyuma dayalı bilgiye göre görgüye dayalı bilgi daha çok önem taşımaktadır.
Yaş Düzeltme Davalarında Örnek Yargıtay Kararları
21. Hukuk Dairesi 2011/5160 E. , 2012/24046 K.
Somut olayda; mahkemece 23.03.1969 tarihli giriş bildirgesine göre, davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk defa 23.03.1969 tarihinde tescil edilmiş olacağı, bu tarihte 25.01.1960 olan doğum tarihinin 27.04.1970 tarihli yaş tashihi kararı ile 25.01.1954 olarak düzeltilmesine karar verildiğinden. 506 sayılı yasanın 120/2 maddesi dikkate alındığında, yaş tashihinin açılan kamu davası sonunda yapılmış olması sonuca etkili olmayıp, ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin, sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı ortadadır.
18. Hukuk Dairesi 2015/8221 E. , 2016/2865 K.
Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen … ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 07.07.1993 doğumlu… arasında düzeltilen doğum tarihine göre 2 ay 27 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır. Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların diğerleri ile çelişki yaratmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Mahkemece, kayden engel bulunduğu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
17. Hukuk Dairesi 2012/9120 E. , 2012/12242 K.
Somut olayda, davacı … yaşının düzeltilmesini talep etmiştir. 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Yaşının düzeltilmesini isteyen davacı davanın açıldığı tarihte 18 yaşından büyük olup, anne ve babasının velayeti altında değildir. Kaldı ki davacının evli olduğu ikamet adresinin “Akçayol köyü No:87 Beytüşşebap/Şırnak” olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın…Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, çözümlenmesi gerekir.


